KURDISTAN KAMUOYUNA
Türk parlamentosuna sunulan ve PKK/KCK’nin silahsızlandırılması ile mensuplarının hukuki durumunu konu alan kanun teklifi, bazı çevreler tarafından tarihî bir başlangıç ve yeni bir dönemin habercisi olarak sunulmaktadır.
PDK-Bakur olarak Kürdistan kamuoyunu, bu teklif karşısında dikkatli ve gerçekçi olmaya, teklifin gerçek içeriğini gözden kaçırmamaya çağırıyoruz.
Türk devleti, bu sürecin başından itibaren ona “Terörsüz Türkiye” adını vermiş ve amacının PKK’nin silahsızlandırılması ve tasfiyesi olduğunu açıkça ilan etmiştir. Şimdi parlamentonun önünde bulunan teklif de bu amaç doğrultusunda hazırlanmıştır. Metinde ne Kürdistan sorununun çözümü ele alınmakta, ne Kürtlerin kolektif ve ulusal hakları tanınmakta, ne de Kürdistan’ın siyasal statüsüne ilişkin herhangi bir hüküm bulunmaktadır.
PKK’nin kendisini feshetmesi kendi kararı ve sorumluluğudur. PDK-Bakur bu karara karşı değildir. Bizim itirazımız, bu gelişmenin Kürtlerin ulusal hakları açısından büyük bir tarihsel kazanım ve yeni bir dönemin başlangıcı olarak sunulmasına yöneliktir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana devlet siyasetinin temel esaslarından biri, Kürtlerin ayrı bir millet olarak tanınmaması, Kürdistan’ın siyasal varlığa sahip bir ülke olarak kabul edilmemesi ve Kürtlerin herhangi bir kolektif statüye kavuşmasının engellenmesi olmuştur.
Bugün de Kuzey Kürdistan’da Kürtlerin kolektif hakları konusunda en küçük bir adım dahi atılmamış, Kürtçe hâlâ statüsüz bırakılmıştır. Türkiye, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürt kazanımlarına karşı da düşmanca bir siyaset yürütmeye devam etmektedir. Bütün bunlar, Türk devletinin temel yaklaşımında esaslı hiçbir değişiklik olmadığını göstermektedir.
Bu nedenle söz konusu kanun teklifi, yeni ve demokratik bir dönemin başlangıcı değildir. Aksine, Türk devletinin Kürdistan’a yönelik geleneksel siyasetini yeni şartlar altında sürdürmesinin yeni bir biçimidir.
Herhangi bir örgütün silahsızlandırılması veya feshedilmesi Kürdistan sorununu ortadan kaldıramaz; Kürtlerin ulusal haklarını da hükümsüz kılamaz.
Kürdistan sorunu bir güvenlik sorunu olmadığı gibi bir silahsızlandırma sorunu da değildir. Bu, kendi ülkesinde özgürce yaşamak, ulusal varlığını koruyup geliştirmek ve kendi geleceğini kendisi belirlemek isteyen bir milletin sorunudur.
Kürdistan kamuoyunu, bu sürecin gerçek içeriğiyle bağdaşmayan büyük sözlere, “tarihî dönüşüm” söylemlerine ve gerçeklere dayanmayan beklentilere karşı uyanık olmaya çağırıyoruz.
Kürt milletinin kolektif ve ulusal haklarını tanımayan ve kendi kaderini tayin hakkını güvence altına almayan hiçbir adım veya karar, Kürdistan sorununun çözümüne yönelik tarihî bir adım olarak sunulamaz.
PDK-Bakur