PDK-BAKUR
YEKÊ GÛLANÊ CEJNA KARKER Û KEDKARÊN CÎHANÊ Û KURDISTANÊ PÎROZ BÊ!
Wekî tê zanîn hersal yekê gûlanê, wekî cejna karker û kedkarên cîhanê tê pîrozkirin.
Karker û kedkarên Kurdîstanê di şart û mercên gelekî zor û giranda li metropolên dagirkarenda kar dikin. Da ku karibin bi zor û zahmetî jîyana xwe îdame bikin.
Em baş dizanin û pê bawerin azadîya karker û kedkarên Kurdistanê bi serxwebûna Kurdistanê ve girêdayîye.
Bi vê münasebetê em wekî PDK-BAKUR, bi giştî cejna karker û kedkarên cîhanê û bi taybetî jî cejna karker u kedkarên Kurdistanê pîroz dikin.
PDK-Bakur
1 Gûlan 2017
KAMUOYUNA
28 Nisan 2017
Partimiz Türk devletinin her türlü hukuku çiğneyen ve Kürt düşmanlığını gözler önüne seren Rojava Kürdistanına yönelik bombardımanını şiddetle kınamaktadır. Türk devletinin önce Şengal ardından Karaçox ve Rojavaya yönelik bombardımanının Kürt nefreti ve IŞİD’e aktif destek verme dışında hiç bir amacı olamaz.
PDK-Bakur
Kuzey Kürdistan Demokrat Partisi
KAMUOYUNA
25.04. 2017
Bugün (25.04.2017) sabah iki sularında sömürgeci TC devleti Güney Kürdistan’ın Şingal ve Güneybatı Kürdistan’ın Qaraçox bölgelerini savaş uçaklarıyla bombardımana tabi tutmuş ve can kayıpları vuku bulmuştur.
Öncelikle sömürgeci devletin ülkemize bu saldırıları uluslararası hukuka açık bir biçimde aykırıdır. Gerekçe ne olursa olsun bir devletin bir başka devletin ülkesine askeri müdahalesi devletlerin ülkeleri üzerindenki egemen olmaları ilkesinin çiğnenmesidir.
Kaldı ki sömürgecinin saldırılarına maruz kalan Güney ve Güneybatı Kürdistan’da otorite Kürdistanlılardır. Sömürgecinin bu saldırıları Kürdistan’ın bağımsızlaşma hedeflerini geriye taşıma amacı gütmektedir. Uluslararası camianın sömürgeciye kuvvetli tepki göstermesini, BM’nin saldırgan sömürgeci devlete karşı yeterli yaptırımları uygulamasını talep ediyoruz.
Şingal’de meşru Güney Kürdistan yönetiminin otoritesini tanımayan PKK’nin olumsuz tavrı her ne kadar sömürgecinin saldırgan tavrını haklı çıkarmaya yetmezsede PKK’yi bu tavrından vazgeçmeye çağırıyoruz. PKK’nin Şengalde sivil alanlara yakın üslenmesi zaten ciddi bir felaketten geçmiş Şengalde sivilleri saldırılara daha da açık hale getirmektedir.Ayrıca meşru Kürdistan ordusunun hakimiyetindeki bölgede üsler kurmak Kürdistanın daha da parçalanmasına yol açmaktadır. Bu durum Kürt nüfusun bölgeye dönmesini engellediği gibi bölgenin iyice Kürdsüzleşmesiyle ve virane hale gelmesiyle sonuçlanacaktır. Bu tavrı Kürdistanilikle açıklamak olanaksızdır. Bu nedenle PKK’nin sorumlu davranarak Şengali derhal boşaltması ve Kürdistan ordusuna terketmesi gerekir.
Saygılarımızla.
PDK-Bakur
PDK-BAKUR PARTİ TÜZÜĞÜ
KÜRDİSTAN KAMUOYUNA
14 Nîsan 2017
Partimiz, 1965 yılında Kürdistan’ın Kürdistanlılar tarafından yönetilmesini sağlamak amacıyla başladığı mücadelesinde yeni bir aşamaya geçmiştir.
Kürdistan ulusunun diğer uluslarla eşit haklara sahip olması gerekliliğini savunan yasal parti, bugün itibariyle kuruluş belgelerini TC İçişleri bakanlığına teslim etmiştir. Yasal parti, Kürdistan ulusunun kendi geleceğini belirleme hakkının kullanabilmesini amaçlamış ve bu hakkın kullanılma sürecinde bağımsız Kürdistan’dan yana tavır almayı taahhüt etmiştir. Kuzey Kürdistan Demokrat Partisi ismiyle başlattığımız yasal parti çalışması self determinasyon ve bağımsızlığa inanan tüm Kürdistanlıların kendisini ifade edebileceği bir kitle partisi olarak yoluna devam edecektir.
Bu ilkelere inanan tüm Kürdistanlıların en az kurucular kurulu kadar söz sahibi olacağı bir yapılanma yaratacağız. Burası Kürdistanlıların evidir, herkesi bu eve sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Yaşasın Bağımsız Kürdistan!
PDK-Bakur
JI BO RAYA GIŞTÎ YA KURDISTANÊ
14 Nîsan 2017
Partiya me di sala 1965an de, bi armanca ku Kurdistan ji aliyê Kurdistaniyan ve werê birêvebirin dest bi tekoşînê kir û niha derbasî qonaxeke nû bûye.
Belgenameyên serlêdana partiye legal ya ku heman mafên neteweyên din jî weke neteweya Kurdistanê dixwaze, îro ji Wezareta Karûbarên Hundir a Komara Tirkîye re hatine pêşkêşkirin.
Ev partiya legal, mafê diyarkirina çarenivîsê ji bo neteweyên Kurdistanê dike armanc û di dema bikaranîna van mafan de, helwesta xwe ji bo Kurdistaneke serbixwe werdigire.
Xebata me ya bi navê Partiya Demokrata Kurdistana Bakur, dê weke partiyeke gelêrî ya ku bawermendên serxwebûna Kurdistanê û mafê çarenivîsê dixwazên, karibin xwe tê de îfade bikin berdewamiyê bidin xebata xwe.
Em dê bingeheke wiha ava bikin ku hemû Kurdistaniyên bawerîya xwe bi van prensîban dihênin, bi qasî avakar û damezrêneran xwedî maf in.
Ev der mala hemî Kurdistaniyan e,
Em bang li herkesî dikin ku li vê malê xwedîtiyê bikin. .
Bijî Kurdistana Serbixwe.
PDK-Bakur
BANGAWAZÎ JI BO PARTÎYÊN SÎYASÎYÊN KURDISTANÊ Û DEZGEHÊN RAGIHANDINÊ
08.04.2017
Raya giştî baş agahdare ku partiya me PDK-Bakur, ji bo pêkanîna biryara Kongreya 11.mîn, roja 25.03.2017an li bajarê Diyarbekirê Kongreya xwe ya 12.mîn kom kiribû. Di kongreyê de siyaseta partiya me ya nû hate destnîşankirin û birêvebiriyeke nû hate hilbijartin.
Di Belavoka Encamnameya Kongreyê de, me bang li hemû rêkxistinên siyasî yên Kurdistanê kir û da xuyakirin ku birêvebiriya berê ne rewa ye û divê kes li ser navê partiya me bi wê rêveberiyê re pêwendiyan daneyne û heger deyne jî ew yek derveyî rêbazên siyasî ye. Li beramberî vê yekê jî, em dibînin ku tevgerên kurdî yên siyasî li ser navê partiya me, bi wê rêveberiya berê re pêwendiyan datînin ku ew rêveberî fermanên partiya me nas nake û piştî kongreyê tu rewatiya wan ya pêkanîna nûnertiya partiyê nema ye. Di heman demê de, li gel wan bi hevbeşî daxuyaniyan jî didin çapemenî û ragihandinê. Em careke din bang li wan tevger û rêkxistinên kurdî dikin ku ew li gora rêzikname û zagonên siyasî tev bigerin û kesên ku nûnertiya partiya me nakin, weke nûner nebînin.
Bi heman şêweyî em dezgehên ragihandinê jî hişyar dikin ku wan kesên ne rewa weke nûnerên partiya me nebînin, nebin hevparê vê sextekariyê ji ber ku ev helwest derveyî exlaqê medyayê ye.
Me sedemên Kongreya 12.mîn di aliyê hiqûqî de, bi awayekî berfereh di Belavoka Encamnameya
Kongreyê de eşkere kirine. Kesên ku rewşa niha fêm nekirine, dikarin dûbare wê belavokê bixwînin.
PDK-Bakur, piştî Kongreya 12.mîn careke din vegeriyaye ser xeta xwe ya millî ya ku li ser wê ava bûye.
Ev kesayet di aliyê siyasî de nûnertiya partiya me nakin û em jî ne berpirsyarê tevger û helwestên wan in.
Tevger û rêkxistinên siyasî û dezgehên ragihandinê yên ku em bang li wan dikin, dibin sedema tevlîheviyekê û xizmeta Tevgera Rizgarîxwaza Netewî ya Kurdistanê nakin.
Em helwesta van saziyan ya ku rewatiya partiya me dike mijara gotûbêjê pêşkêşî raya gelê Kurdistanê yê welatparêz dikin.
PDK-Bakur
KÜRD SİYASİ PARTİLERİ VE KURUMLARININ GAYRİMEŞRU TOPLULUKLARI DİKKATE ALMAMASI ÜZERİNE PARTİMİZİN BEYANATI
08.04.2017
Kamuoyunun çok iyi bildiği gibi partimiz PDK-Bakur 11. Kongrede aldığı kararı uygulamak için 25.03.2017 tarihinde Diyarbekir şehrinde 12. Kongresini toplamıştı. Kongrede partimizin yeni dönemdeki siyaseti belirlendiği gibi yeni parti yönetimi de seçilmişti.
Kongre Sonuç Bildirgesi’nde Kürdistan’daki siyasi organizasyonlara seslenilerek, eski yönetimin gayri meşru olduğu ve partimiz adına eski yönetimle ilişkiye girilmesinin siyasi kurallara aykırı olduğu hususu ifade edilmişti. Buna rağmen Kürt siyasi hareketlerin, partimiz adına parti talimatlarını tanımayan ve kongreden sonra partimizi temsil yetkisi kalmayan eski yöneticilerle ilişkilendiği, ortak basın toplantısı düzenlendiği görülmüştür. Söz konusu Kürt hareketlerine bir kez daha çağrı yapıyoruz; siyasi kurallar ve teamüllere uygun davranın, siyasi anlamda gayri meşru bu topluluğu partimiz adına muhatap almayın.
Bu vesileyle aynı kişilere partimizin temsilcisi gibi yer veren medya kurumlarını da uyarıyoruz; bu sahtekarlığa ortak olmayın, bu davranışınız basın etiğine aykırıdır.
Hukuki anlamda 12. Kongrenin gerekçelerini Kongre Sonuç Bildirgesi’nde detaylı olarak açıklamıştık. Mevcut durumu anlamayanların bildirgeyi tekrar tekrar okumalarını tavsiye ederiz.
PDK-Bakur , 12. Kongreden sonra kendisini var eden milli çizgisine geri dönmüştür. Partimizi temsil etme yetkisi olmayan bu şahısların siyasi anlamda teslimiyetçi yaklaşımları bizi bağlamamaktadır. Yukarıda kendilerine çağrı yaptığımız siyasi hareket ve basın organları kafa karışıklığına neden olmakta ve Kürdistan milli kurtuluş mücadelesine hizmet etmemektedir. Partimizin meşruiyetini tartışmaya açmak için özel çaba sarf eden bu kurumların tutumunu yurtsever Kürdistan halkının takdirine sunuyoruz.
PDK-Bakur
BASINA VE KAMUOYUNA
07.04.2017
Son günlerde Kerkük’te Ala Rengîn’in resmi bayrak olarak tüm kurumlarda zorunlu hale getirilmesine ilişkin bir açıklama yapmak zorunlu olmuştur. Bilinsin ki Kerkük Kürdistan’ın bir parçasıdır. Coğrafi olarak ne Türk anakarası ile ne de Arab anakarası ile bağı yoktur. Türk hükümeti daha önce elinde tuttuğu Kerkük ve genel olarak Musul’a ilişkin hak iddialarından Kürt çoğunluğa sahip olduğu için kendi isteği ile ve özgürce feragat etmiştir. Buna ilişkin Ankara antlaşmasını TBMM 1926’da onaylamıştır. Yani Türk devletinin bir hak iddiası olamaz. Bağdat ile Kürtler arasında imzalanan 1970 Mart özerklik anlaşmasının bozulmasının temel nedeni de Kerkük şehridir. Kürtlerin o tarihten Raperin ayaklanmasına kadar verdiği yüzbinlerce şehidin temelinde Kerkük vardır. Diktatörlüğü devrilmesinden sonra yürürlüğe giren Irak Anayasa’sının 140. maddesi Kerkük’ün Kürdistan’a bağlanıp bağlanmayacağına ilişkin olarak en geç 2007 yılının son ayında referandum düzenlenmesini emretmektedir. Ancak maddenin uygulanması yıllardır Bağdat hükümetince çeşitli oyunlarla engellenmiştir. Irak iç hukuku bu şekildedir. Bilinsin ki Kerkük tarihi olarak da Sümerlilerin 3000 yıl önceki kitabelerinde o bölgeyi andığı şekliyle bizim Kardaka’mızdır. Yani Kürdistan ülkesidir. Coğrafya, hak, uluslararası hukuk ve tarih böyle bu şekildedir.
Kerkük İl Meclisi ve sayın Valisi’nin Kürdistan bayrağını göndere çekmesi tarihi, coğrafi ve hukuki bir hakkın tesliminden başka bir şey değildir. Hal böyle iken Türk hükümetinin Kerkük nedeniyle Kürdistan hükümeti ve sayın Barzani’yi tehdit etmesi kabul edilemez. Üstelik bu hükümet her vesileyle serbest seçim ve milli iradeden bahseden bir hükümettir. O halde Kerkük halkının iradesini temsil eden Kerkük meclisinin kararından neden rahatsızdır. Türk hükümeti kafa karışıklığı içindeyse TBMM’nin onayladığı ve seleflerinin de altında imzasının olduğu Ankara Anlaşmasını çıkarıp tekrar okuyabilir. Kerkükteki Türkmen kardeşlerimizin milli haklarının Kürdistan hükümetince gözetileceğine ilişkin en ufak bir şüphemiz yoktur. Zaten böyle yapmazsa en başta biz Kürt halkı karşı çıkarız. Türk hükümeti Kerkükteki Türkmen kardeşlerimiz için endişeleneceğine kendilerinin halihazırda yararlandığı milli hakların bir kısmını (örneğin anadilde eğitim öğretim hakkını) ülkesinde yaşayan ve Türk olmayanlara tanırsa kendi iç sorunlarının bir kısmını belki çözebilir. Bu vesileyle Kürdistan hükümetini ve halkını hedef alan, hak iddiasından bile yoksun, kaba tehdit dili kabul edilemez.
Bu arada her vesileyle kendilerini Kürdistani parti ve Barzanici diye tanıtan, bundan geçinen, gerçekte ise Türk hükümetinin kuyrukçuluğunu yapan oluşumların bizzat Kürtlere ve Barzani’ye yönelen bu tehditlere sessiz kalmasını nitelikli susma diye değerlendiriyoruz. Bu bir tercihtir.
Herkes bunların gerçek yüzünü görsün. Saygılarımızla
PDK-BAKUR